MİSAFİR YAZARLAR
Ahmet Altan
Müslümanlığın şansı ve şanssızlığı
Haci Bozkurt
Bakan Eroğlu’na Atfen
Ziya Aktaş
Dağ Fare Doğurdu
Nevin Duyar
ALLAH’IN YARDIMI İNANLAR ÜZERİNDEDİR
SON VİDEOLAR
  • Eco - Kolbastı Kürtçe
  • Turan Şengül - Nızanım
  • Heme Heci - Gulamın
  • Turan Şengül Martı
  • Nurettin Rençber - Karagül
  • Nurettin Rençber - Yalan
  • Ahmet Kaya - Cenaze Töreni
  • Kahtalı Mıcı-Siz Gidin Biz Gelog
  • Deniz Toprak - Hazan Nedir
  • Doğa İçin Çal 2 - Uzun ince bir yoldayım
  • Nurettin Rençber - İçimdeki Ateş
  • Kahtalı İbo - Mışko
  • YENİ PROGRAMLAR
  • Mipony 1.4.0
  • JaBack 9.08
  • Bigfoot 4x4 Challenge
  • Helicopter Wars
  • Free Sound Recorder 9.2.7
  • Hursoft Apartman Yönetim Programı 2.10
  • Moto Geeks 2
  • Super Motocross Africa
  • Crazy Serpentine
  • Scuba Steve Tam sürüm
  • E-RANDEVU
    Yazara Ait Tüm Yazılar
      Ahmet Altan

              ahmetaltan111@gmail.com
             BAŞÖRTÜSÜ
    Türkiyede yaşayan insanların psikolojisiyle ilgili ciddi araştırmalar yapılmasını çok istiyorum.

    Bu toplum, bir psikiyatrın kanepesine uzansa da anlatmaya bir başlasa.

    Sorunların nereden kaynaklandığını bir anlasak.

    Bir toplumun içinde çıkar çatışmalarının olması anlaşılır bir şeydir, sınıflar ya da zümreler kendi çıkarları için birbirleriyle çatışırlar.

    Ama Türkiyedeki ciddi sorunların hiçbiri bildiğimiz çıkar çatışmalarıyla açıklanamaz.

    Alın şu başörtüsü meselesini.

    Beş on bin genç kızın üniversiteye başörtüsüyle gitmesinin engellenmesini hangi somut çıkar çatışmasıyla açıklayacaksınız?

    Kızlar üniversiteye başörtüsüyle gitse kimin somut çıkarı zedelenecek ya da kim bundan somut çıkar sağlayacak?

    Laik bir düzen isteyenlerin çıkarları zedelenecek derseniz, beş on bin kız öğrencinin başörtüsü takmasıyla zedelenecek laiklik zaten gerçek değildir, gerçek laiklik öyle kolayından zedelenmez.

    Anadoluda milyonlarca kadın başörtüsüyle dolaşıyor laiklik zedelenmiyor ama birkaç bin öğrenci başörtüsü takınca zedeleniyor, öyle mi?

    Buna inanıyor musunuz?

    Kemal Kılıçdaroğlu bile inanmıyor buna ki başörtüsü sorununu biz çözeceğiz diyor.

    Bunu söylerken o kızların başörtülerini zorla çıkartarak sorunu çözmeyi düşünmediğine göre, bunu laiklikle ilgili bir sorun olarak değerlendirmediği için çözmeye talip oluyor.

    Gerçi daha sonra kendi partisinden korkup sustu ama bunu laiklikle ilgili bir sorun olarak görmediği anlaşıldı.

    Zaten başörtülü kızların derslere istedikleri kıyafetle girmesinin de laikliğe bir zararı yok.

    Niye olsun?

    Diyanet İşleri diye bir kurumun olması, bütün imamların vaazlarının resmî devlet kurumu tarafından belirlenmesi laikliği zedeler ama başörtüsü takmak zedelemez.

    Laiklik konusunda hassas olanların başörtüsüyle değil Diyanetle uğraşması gerekir ama hiçbir laiklik takıntılı insanın Diyaneti eleştirdiğini duymazsınız.

    Çünkü sorun laiklik değil, sorun psikolojik.

    Kendini gelişmiş ve modern sanan insanlar, beğenmedikleri halka kendi efendiliklerini bu tür anlamsız jestlerle kanıtlamaya çalışıyorlar.

    Başörtüsünü yasaklayabildikleri sürece kendilerini güçlü hissedecekler.

    Ama bu hastalık , sadece bu modernlik meselesini bir obsesyona döndürenlerde bulunmuyor.

    Modernlerin ezmeye uğraştığı Sünni dindarlar da aynı baskıyı Alevilere yapıyorlar.

    Alevilerin cemevlerini ibadethane olarak kabul etmiyorlar.
    Somut bir çıkar çatışması değil bu.

    Tümüyle psikolojik, kim daha güçlü çatışması.

    Kürt meselesinde de aynı psikolojik takıntıyı bulursunuz.

    Türkler, Kürtlerin kendileriyle eşit olmasını bir türlü kabullenemezler.

    Eşit olsalar ne olacak?

    Türklerin bundan dolayı uğrayacakları hiçbir somut zarar yok.

    Ama eşit olurlarsa, buranın efendisi benim duygusunu yitirecekler.

    Geliyoruz, geliyoruz hep aynı yere takılıyoruz.

    Ben senden daha güçlüyüm.

    Aslında işin acıklı yanı, daha güçlü olduğunu kanıtlamak için hayatı birbirlerine zehir eden bu insanların hiçbiri gerçekten güçlü değil.

    Tam aksine.

    Kendi aralarında girdikleri bu güç kavgasından dolayı güçsüzleşen bir ülkede, mutsuz ve güvensiz, kan revan içinde yaşıyorlar.

    Birbirlerine güçlerini kanıtlamaya çalışmaktan vazgeçtiklerinde, bu toplum gürbüzleşip gelişecek ve hep birlikte gerçekten güçlü olacaklar ama bunu istemiyorlar, tek başlarına güçlü olmak takıntısı yüzünden hep birlikte güçsüz oluyorlar.

    Bana, başörtüsü meselesinde, cemevi meselesinde, Kürt meselesinde, birbirimizi parçalamamızı anlaşılır kılacak bir neden söyleyin.

    Daha mı zengin olacaklar dövüşerek? Hayır.

    Daha mı mutlu olacaklar? Hayır.

    Daha mı güçlü olacaklar? Hayır.

    Bu toplumda güçlü olan kimse yok ki, bu toplum güç kavgasına giren güçsüzlerin toplumu.

    Peki, niye bunca yıldır birbirlerine böylesine acı çektirip duruyorlar?

    Bunun cevabını bilmiyorum işte.

    Onun için biri alıp bu toplumu bir kanepeye yatırıp, derdini dinlesin istiyorum.

    Çocukluğu mu kötü geçti bu toplumun, sevgisiz mi kaldı, nedir?

    ahmetaltan111@gmail.com


    2010-09-03 Bu yazı  159  kez okundu
    YORUMLAR
    Son Yazıları:

    Müslümanlığın şansı ve şanssızlığı
    CHP nasıl kurtulur
    Kafa
    Futbol
    Işınla beni Scotty
    Apo neden konuşmadı
    Alçaklık ve ahmaklık
    Muhafazakâr Kırılma
    Hrant’ı Öldürdüler Denktaş’ı Dirilttiler
    Suzan Hanım
    YORUMLAR
    Kahta da Soba Zehirlenmesi
    Kahtaya Bağlı Ortanca(süsyan) köyünde 1 kişi, gece sobadan sızan gazdan zehirlenerek hayatını kaybetti.
    Kahta Yine Beyaza Büründü
    Son beş yıl içerisinde kar yağmayan Kahta İlçesine yılın ikinci karı yağdı.
    HAVA DURUMU
    Saat Hava Durumu Sıcaklık °C
    05:00 Hava açık -1 oC
    08:00 Az bulutlu 3 oC
    11:00 Gökyüzü parçalı bulutlu 6 oC
    14:00 Gökyüzü parçalı bulutlu 7 oC
    KRALOYUN02.COM
    GÜNLÜK GAZETELER
    Burçlar - Burç oku - Fal Günlük yorumlar
    Günlük Burç Yorumları
    | iletisim |   3 Boyutlu Nemrut | Son Depremler | Google | Youtube
    Webmaster: (0530 528 9662) Rss Feed Haber Akışı...