|
|
 |
Ahmet Altan
ahmetaltan111@gmail.com |
|
DARBECİLERİ SEVEN YARGI
|
Yargıtay Başkanı, 12 Eylül Anayasasının değiştirilmesine karşı çıktı dün.
12 Eylülün getirdiği hukuk düzeninin devamını istedi.
Yüksek yargıyı anlamak mümkün.
12 Eylül darbesi olduğunda ilk biat edenler onlardı, anayasayı silah zoruyla lağveden darbecileri Anayasa Mahkemesi üyeleri kutlamışlardı.
Bugün bizim sürmanşette yer alan Yıldıray Oğurun yazısında, Yargıtayın 12 Eylülde ne yaptığını, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yapısı hakkında neler söylediklerini okuyacaksınız.
Bugün de çok farklı şeyler söylemiyorlar zaten.
Halkın iradesiyle parlamentoya giren siyasileri en büyük tehlike olarak değerlendiriyorlar.
Darbecileri adaletin teminatı olarak gördüklerini söyleyen Yargıtayın bugünkü başkanı, elbette o darbenin anayasasına da sahip çıkacak, değiştirilmesini istemeyecek.
12 Eylülde darbecileri destekleyen Yargıtay, bugün de darbe anayasasını destekliyor.
Bu anlaşılır ve tutarlı bir davranış.
Peki, bu Kemalist sistemin ve bu sistemi pekiştiren 12 Eylül darbesinin mağdurları neden darbe anayasasına sahip çıkıyor?
İşte bunu anlamak güç.
Askerin gizli ya da açık iktidarı demek olan Kemalizm, varlığını sürdürebilmek için özel bir hukuk sistemi kurmuş.
Bu sistem, halk iradesinin her kararını, her eylemini denetleme yetkisine sahip.
Parlamentonun 411 üyesi insanların giyim tarzıyla ilgili bir yasağı kaldırdığında, Kemalist bir askerî darbenin kurduğu Anayasa Mahkemesinin on bir üyesi bu kararı yok sayabiliyor.
Üstelik bunu, 12 Eylül Anayasasını da çiğneyerek yapıyor.
Bizim yüksek yargının yasakçılığı, 12 Eylül Anayasasının yasakçılığını bile geçiyor.
Yüksek yargı, bugünkü biçimiyle var olduğu sürece Türkiyede özgürlükçü, eşitlikçi bir anayasa yapma imkânı yok.
Eğer referandumda değişikliklere halk evet derse, yeni bir anayasanın, demokratik bir yapının önündeki engel kalkacak.
Yeni bir anayasa yapabilecek bu halk.
Avrupa Birliği ülkelerinde yaşayan insanların sahip olduğu haklara bu ülkede yaşayan insanlar da sahip olacak.
Zaten bu yüzden, üyesi olmaya çalıştığımız Avrupa Birliği bu değişiklikleri destekliyor.
CHP Genel Başkanı ise Avrupa Birliği yetkililerinin özgürlükten ve demokrasiden yana oldukları için değil, rüşvet aldıkları için bu değişiklikleri desteklediklerini söylüyor.
Zaman zaman iyi niyetli çıkışlar yapan, acaba CHP de özgürlükçü bir parti mi olacak umudunu kıvılcımlaştıran Kılıçdaroğlunun, Avrupa ölçülerindeki bir demokrasiden hiç haberdar olmadığı anlaşılıyor bu epeyce tuhaf suçlamasıyla.
Aslında CHPnin de bu anayasa değişikliklerine karşı çıkması anlaşılır.
Bu parti de, yüksek yargı gibi Kemalizmin ve askerî bir devlet yapısının savunucusu.
Kemalist sistemin ezdiği insanlar neden bu sistemin değişimini sağlayacak kilidin açılmasını engelliyor?
Adil Gürün dün Neşe Düzelle yaptığı söyleşide, bu referandumda hayır çıkma ihtimalinin olduğu görülüyor.
Hayır , bugünkü yapının sürmesini sağlayacağı için, yeni ve demokratik bir düzen kurmamızı, eşitliği ve özgürlüğü sağlamamızı çok zorlaştıracak.
Hayır diyecek insanların hepsi de bu düzenden, bugünkü baskılardan, yasaklardan çok mu memnun?
Avrupa Birliği üyesi toplumların sahip olduğu haklara bugün sahip olmayan insanların hepsinin bu yasaklardan memnun olmaları pek muhtemel değil.
Öyleyse, AKPye kızgınlıkları Kemalizme kızgınlıklarından fazla ya da AKPden duydukları korku Kemalizmden duydukları korkudan büyük.
Düzenli seçimlerin yapıldığı ve iktidarların seçimle değiştiği bir ülkede, seçimle değişebilecek bir partiyi, seçimle değişmeyecek bir sistem den daha tehlikeli gören bir kesim varsa...
AKPnin de kendisine, ben böyle büyük bir kesimi kızdıracak ve korkutacak ne yaptım diye bir sorması gerekiyor.
Hayır diyecek olanların da, ben bir partiye kızdığım için baskıcı bir rejimi destekleyerek çocuklarıma iyi bir gelecek hazırlıyor muyum diye sormaları gerektiği gibi...
ahmetaltan111@gmail.com
|
 |
2010-09-08 |
Bu yazı |
201 |
kez okundu |
YORUMLAR
|
|
|
Kahtalı Asker Toprağa Verildi
 Zonguldak İli Devrek İlçesinde vatani görevini yaparken karaciğer yetmezliğinden hayatını kaybeden asker memleketi Kahta İlçesinde toprağa verildi.
Kahtalı Marketçinin Rekoru
 Tam 9.000 gün marketini hiç kapatmayan Kahtalı Marketçi adını dahi bilmediği Guinness Rekorlar Kitabına girmeye çalışıyor.
|