MİSAFİR YAZARLAR
Ahmet Altan
Müslümanlığın şansı ve şanssızlığı
Haci Bozkurt
Bakan Eroğlu’na Atfen
Ziya Aktaş
Dağ Fare Doğurdu
Nevin Duyar
ALLAH’IN YARDIMI İNANLAR ÜZERİNDEDİR
SON VİDEOLAR
  • Eco - Kolbastı Kürtçe
  • Turan Şengül - Nızanım
  • Heme Heci - Gulamın
  • Turan Şengül Martı
  • Nurettin Rençber - Karagül
  • Nurettin Rençber - Yalan
  • Ahmet Kaya - Cenaze Töreni
  • Kahtalı Mıcı-Siz Gidin Biz Gelog
  • Deniz Toprak - Hazan Nedir
  • Doğa İçin Çal 2 - Uzun ince bir yoldayım
  • Nurettin Rençber - İçimdeki Ateş
  • Kahtalı İbo - Mışko
  • YENİ PROGRAMLAR
  • Mipony 1.4.0
  • JaBack 9.08
  • Bigfoot 4x4 Challenge
  • Helicopter Wars
  • Free Sound Recorder 9.2.7
  • Hursoft Apartman Yönetim Programı 2.10
  • Moto Geeks 2
  • Super Motocross Africa
  • Crazy Serpentine
  • Scuba Steve Tam sürüm
  • E-RANDEVU
    Yazara Ait Tüm Yazılar
      Demiray Oral

              oraldem@gmail.com
             İŞARETİ TEHDİT, PAROLASI YARGI

    Hem öngörüsü yüksek biri değilimdir, hem de “bu gidişle şöyle şöyle olacak” gibi laflar etmeyi sevmem.

    Daha doğrusu öyleydim.

    Ama özellikle Hrant Dink’in öldürülmesi, tıpkı memleket gibi benim için de bir kırılma noktası oldu.

    Anladım ki olabilecekleri öngöremiyor değilim, aslında öngörmek istemiyorum.

    “Yok canım o kadar da olmaz artık” önyargısının bağımsız düşünme yeteneğini dövmesi durumu.

    Böyle diyorum çünkü Hrant Dink’in ölümüne giden yolun taşları gözümün önünde döşenirken, olan biteni medyanın gazıyla üç beş milliyetçinin hır çıkarması ve yargının her zamanki gibi resmî ideolojinin aynası olan kararlar vermesi olarak görmekten öteye geçemememi başka türlü açıklayamıyorum.

    Ancak önce Hrant Dink cinayeti, arkasından Ergenekon meselesi geç de olsa bu kafadan uyanmamı sağladı.

    Artık biliyorum ki, tetiği çekenler ile çektirenler arasındaki mesafe hiç de öyle çok değil.

    Bunları yazıyorum çünkü son günlerde yine hava pis kokuyor.

    Ve geçen gün o pis kokuyu kendi aramızda konuşurken yan masadan muhabbete yazılan kibar bir koca kulak hâlâ, “İzninizle bir şey soracağım size. Bir gecede nasıl binlerce ‘Hepimiz Hrant Dink’iz’ pankartı hazırlandı, asıl bunu hiç düşündünüz mü” diyebiliyor.

    İnsanın ruhu ürperiyor...

    ****

    Pis koku yine tıpkı Hrant Dink’in öldürülmesine giden süreçtekiyle aynı yollardan yayılıyor.

    İşareti tehdit, parolası yargı!

    Dink cinayeti sürecinden tek fark, şimdilik medyanın büyük bölümünün nispeten duyarlı davranması.

    Önce Agos gazetesinin internet sitesi Türkçe okuma-yazma bilmeyen Türk milliyetçileri tarafından “işgal” edildi.

    Ogün Samast’ın, medeni hali bekâr günlerinden tanıdığımız bir resmi eşliğinde.

    Metinde de özetle şöyle deniyordu: “Ya bizim istediğimiz gibi davranırsınız ya da yeni Ogün Samastlar ve yeni Hrant Dinkler olacaktır.”

    Yani bu şekilde yazmaya çizmeye devam ederseniz, sizi de öldüreceğiz diyorlar.

    Kim tehdidi yapanlar? Kimin adına tehdit ediyorlar Türkiye’deki Ermenileri ve en mühimi nereden güç alıyorlar?

    Cevaplar ne yazık ki şöyle: Tehdidi yapanlar milliyetçi Türkler, dolayısıyla bizim (Türklerin) adımıza tehdit ediyorlar Ermenileri ve güç aldıkları yer de parolada görüleceği gibi devlet.

    ***

    Parola, aynı günlerde yüce Türk adaletinden geldi: “Agos’ta yazı yazana hakaret edilebilir.”

    Daha önce de kendisine sülale boyu küfredilmesi çeşitli yargı kararlarıyla teminat altına alınmış olan Profesör Baskın Oran’ın, gazeteci Mustafa Balbay aleyhine açtığı davada verildi bu karar.

    Balbay bir televizyon programında Baskın Hoca’nın yabancı ülkelerden para aldığını (Türkiye’nin bölünmesi için tabii ki) söylemişti.

    Manevi tazminat davasını yerel mahkemede kazandı Baskın Oran.

    Ama Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bu kararı “oybirliğiyle” bozdu.

    Gerekçe niyetine yaz kızım...

    Baskın Oran Agos’ta Ermeni sorunu hakkında yazılar yazıyor. Onun bu yazılarına tepki olarak yapılmış bir konuşma hakaret teşkil etmez...

    Artık Yargıtay Hukuk Dairesi’nin bu kararına dayanarak, isteyen Baskın Hoca’ya “satılmış” diyebilecek.

    Ama asıl vahim olan, başta da söylediğim gibi önce tehditler, ardından hedef gösterilen insanlarla ilgili suçlamaları yargı yoluyla meşru kılarak o pis kokulu iklimin yaratılması.

    Yargıtay’dan Ermeni gazetesinde yazana hakaret edilmesi serbest parolası gelen bir memlekette, birileri de o gazetedekilere işareti çakar sonuçta.

    Umarım hâlâ öngörüsü yüksek biri değilimdir.


    www.taraf.com.tr

    2010-02-21 Bu yazı  577  kez okundu
    YORUMLAR
    Son Yazıları:

    Yargıtay Hrant Dink’i infaz etmelere doyamadı
    Dersim sürgünü esnasında poposuna tokadı yiyen şair
    Erdoğan’ı protesto etmek: Hayaldi, gerçek olacak mı
    Darbenin resmini yapmaya çalışmak
    Şerzan’ı vuran polis durumdan vazife mi çıkardı
    Kimyasal Hüseyin
    KESK’te taciz oldu mu
    Andınızı sütlü mü alırsınız sade mi
    CHP’nin Kürtlerle aşkı
    En anayasal kâbusum
    YORUMLAR
    Kahta da Soba Zehirlenmesi
    Kahtaya Bağlı Ortanca(süsyan) köyünde 1 kişi, gece sobadan sızan gazdan zehirlenerek hayatını kaybetti.
    Kahta Yine Beyaza Büründü
    Son beş yıl içerisinde kar yağmayan Kahta İlçesine yılın ikinci karı yağdı.
    HAVA DURUMU
    Saat Hava Durumu Sıcaklık °C
    05:00 Hava açık -1 oC
    08:00 Az bulutlu 3 oC
    11:00 Gökyüzü parçalı bulutlu 6 oC
    14:00 Gökyüzü parçalı bulutlu 7 oC
    KRALOYUN02.COM
    GÜNLÜK GAZETELER
    Burçlar - Burç oku - Fal Günlük yorumlar
    Günlük Burç Yorumları
    | iletisim |   3 Boyutlu Nemrut | Son Depremler | Google | Youtube
    Webmaster: (0530 528 9662) Rss Feed Haber Akışı...