Son zamanlarda Kahtalı vatandaşlarımızı derinden ilgilendiren bazı konulara parmak basıyoruz.
Ele aldığımız haber konularında hiç kimsenin şahsi, ailevi ve özellerine dil uzatmıyoruz.
Son zamanlarda Kahtalı vatandaşlarımızı derinden ilgilendiren bazı konulara parmak basıyoruz.
Ele aldığımız haber konularında hiç kimsenin şahsi, ailevi ve özellerine dil uzatmıyoruz.
Bu konuları dile getirirken şimdiye kadar henüz hiçbir yolsuzluğu, hiç bir kanunsuzluğu ve hiçbir usulsüzlüğe de değinmiş değiliz.
Her nedense bu kadarı dahi hazmedilemiyor.
Aslında ele aldığımız konularda kurum, kuruluş veya siyasetçilere çok çok büyük iyilikler yaptığımızın inancındayız.
Bu haberlerimizde yapılan hataları gündeme getirerek, yapılan yanlışlıkların düzelmelerine, doğruyu, güzeli, iyiyi bulmalarına ışık tutmaya çalışıyoruz.
Fakat her nedense bu amirler veya siyasetçiler, işin bu boyutunu görmek istemiyor. Yazdıklarımıza büyük tepki göstermeyi marifet sayıyorlar.
Yazdığımız haberler için bize darılmaya ve küsmeye başladılar.
Bununla da durmayarak bize meydan okumaya kadar işi ilerletmeye başladılar.
Bakınız!
Bizim hiç bir kurum, hiç bir kuruluş ve hiç bir siyasetçi ile bir alacağımız-vereceğimiz yok.
Hiç kimse ile bir kavgamız yok.
Hiç kimseye hiç bir kastımız da yok.
Bunun yanında şunu da ekleyelim ki hiç kimseden korkacak veya çekinecek bir durumumuz da yok.
Çünkü şimdiye kadar hiç kimsenin özelini ele almadık.
Hiç kimsenin ailevi meselelerine girmedik.
Hiç kimsenin siyasi çıkarlarına dair iddiaları ortaya koymadık.
Buna rağmen büyük tepkiler görüyorsak, işin boyutu değişir.
Hiç kimse hiçbir şekilde kusura bakmasın.
Yapılan yanlış varsa yazılacaktır.
Getirilmesi gereken bir hizmet varsa; neden getirilmediği de yazılacaktır.
Bütün Türkiye eleştirilere açıldı.
Kahta’da da herkes eleştirilere açık olmak zorundadır.
Başbakanımız her gün avazı çıktığınca “şeffaflıktan” dem vurmaktadır.
Eleştiri kabul etmeyen hiçbir kurum, hiçbir kuruluş ve hiçbir siyasi parti şeffaflıktan bahsedemez.Şeffaflıktan dem vuramaz.
Herkes aklını başına toplamalıdır.
Rant peşinde koşan bazı yalakacılar bazı kurum, kuruluş amirleri ve siyasetçileri dolduruşa getirmeye çalışmaktadır.
Bu yalakacı rantçılara uyarak sakın basın ile düelloya girmeyelim.
Hırsla kalkan zararla oturur.
Bir pire için bir yorganı yakmayalım.
Ufkumuzu geniş tutalım.
Bu düelloda kazanan olmaz.
Bu düelloda kurum, kuruluş veya siyasetçi kaybeder.
Gazeteci manevi zarara uğrar.
Ortadaki rant peşinde koşan yalakacılardan başka kazanan hiç kimse olmaz.
Kaldı ki ;
Bu memlekette kanun var, nizam var, adalet var.
Haksız yazılan bir konu var ise kanuni olarak cezası da var. Haksız yere haber veya yorum yazanlar cezasını kanuni olarak çeker.
“Hırsla kalkan zararla oturur.
Eleştirilere açık olalım.
Bu günün yarının da olduğunu hiç birimiz unutmayalım.
|