Yeryüzünde Allah’a samimi olarak iman eden ve O’nun rızasını kazanmak için ciddi çaba gösteren bir kişi, Allah tarafından sürekli gözetildiğine ve korunduğuna kesin olarak inanır. Çünkü Yüce Rabbimiz, samimi olarak Kendisi için yapılan her işte iman edenlerin yollarını açar, engelleri ortadan kaldırır. Her zaman müminlerin kolaylıklarla karşılaşmasını sağlar.
"... İman edenlere yardım etmek ise, Bizim üzerimizde bir haktır. " (Rum Suresi, 47)
Bütün Peygamberlerin hayatlarında, Yüce Allah’ın onlara yardım ettiği ve karşılaştıkları zorluklardan onları en güzel şekilde kurtardığı görülmektedir. Örneğin Hz. Musa, yardımı için Allah’a şöyle dua etmiştir:
"Rabbim, doğrusu bana indirdiğin her hayra muhtacım." (Kasas Suresi, 24)
Yüce Allah, onun bu duasına icabet etmiş ve sadık, yardımsever insanlardan oluşan bir toplulukla karşılaştırmıştır. Böylece Hz. Musa rahatlık ve bereketin olduğu bir yaşam sürmüştür.
Yine Hz. Musa peygamberlik ile görevlendirildikten sonra, Rabbine dua etmiş, yanına bir yardımcı istemiştir. Bunun üzerine Yüce Allah, kardeşi Hz. Harun’u görevlendirmiştir. Allah, her ikisine de zor şartlarda kaldıkları anlarda yardım etmiştir. Firavun’un bütün ordusuyla birlikte, peşlerinden gelmesi ile yine Hz. Musa Allah’a sığınmıştır. Merhametlilerin en merhametlisi olan Yüce Allah, onlardan yardımını esirgememiştir. Allah, denizi ortadan ikiye yararak Hz. Musa ve inanlar için yol açmış, Firavun ve ordusunu da suda boğmuştur.
Andolsun, Biz Musa ya ve Harun a lütufta bulunduk. Onları ve kavimlerini o büyük üzüntüden kurtardık. Onlara yardım ettik, böylece üstün gelenler oldular. (Saffat Suresi, 114-116)
Yüce Allah’ın Hz. Nuh’a olan yardımını da Kuran’da çok açık olarak görebilmekteyiz. Allah Hz. Nuh ve ona inanan kavmini inkarcıların üzerine göndereceği tufandan korumak için Hz. Nuh’a bir gemi yapmasını söylemiştir. Allah mucizeler peygamberi Hz. İsa’yı, inkar eden kavmi çarmıha gererek öldürmek üzereyken, Kendi katına alarak korumuştur. Güzeller güzeli peygamber Hz. Yusuf’u, önce kuyudan sonra da zindandan kurtararak ona çok büyük bir zenginlik ve makam vermiştir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’i daima koruması altında tutmuştur. Sürekli yükünü hafifletmiştir. İnkarcıların saldırı ve baskılarından korumuştur.
Siz Ona (Peygambere) yardım etmezseniz, Allah Ona yardım etmiştir… Onu sizin görmediğiniz ordularla desteklemiş, inkar edenlerin de kelimesini (inkar çağrılarını) alçaltmıştı. Oysa Allah ın kelimesi, Yüce olandır. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. (Tevbe Suresi, 40)
Peygamberlerin hayatlarında görmüş olduğunuz gibi, Yüce Rabbimiz yalnızca Kendisi’ni dost ve veli edinen kullarını daima korumuş, yollarını açmıştır. Dolayısıyla samimi olarak iman eden ve Kendisi’nden başka vekil edinmeyen kullarına da Allah yardım edecektir. İşte bu gerçeği bilen bir kişi asla kimseden medet ummaz. Her şeyin tek sahibinin Allah olduğunu ve her yardımın O’ndan geldiğini bilir. Sadece Allah’tan yardım diler ve yalnızca O’na sığınır. Güzel bir olay ile karşılaştığında, işlerinin bir sebeple kolaylaştığını gördüğünde veya bir işte başarıya ulaştığında hemen bunun Allah’tan olduğunu bilir ve şükreder. (Bakara Suresi, 106-107, Ahzab Suresi, 17, Muhammed Suresi, 7)
|