MİSAFİR YAZARLAR
Ahmet Altan
Biz ve sevilmek
Haci Bozkurt
Bakan Eroğlu’na Atfen
Ziya Aktaş
Zirvelere Sürünerek Değil Uçarak Çıkmak
Nevin Duyar
ALLAH’IN YARDIMI İNANLAR ÜZERİNDEDİR
SON VİDEOLAR
  • Eco - Kolbastı Kürtçe
  • Turan Şengül - Nızanım
  • Heme Heci - Gulamın
  • Turan Şengül Martı
  • Nurettin Rençber - Karagül
  • Nurettin Rençber - Yalan
  • Ahmet Kaya - Cenaze Töreni
  • Kahtalı Mıcı-Siz Gidin Biz Gelog
  • Deniz Toprak - Hazan Nedir
  • Doğa İçin Çal 2 - Uzun ince bir yoldayım
  • Nurettin Rençber - İçimdeki Ateş
  • Kahtalı İbo - Mışko
  • YENİ PROGRAMLAR
  • Mipony 1.4.0
  • JaBack 9.08
  • Bigfoot 4x4 Challenge
  • Helicopter Wars
  • Free Sound Recorder 9.2.7
  • Hursoft Apartman Yönetim Programı 2.10
  • Moto Geeks 2
  • Super Motocross Africa
  • Crazy Serpentine
  • Scuba Steve Tam sürüm
  • E-RANDEVU
    Yazara Ait Tüm Yazılar
      Ziya Aktaş

              inanilyas@hotmail.com
             DAĞ FARE DOĞURDU

    DAĞ FARE DOĞURDU


     


                Beş yıldır sürmekte olan Hrant Dink cinayeti davası yerel mahkemenin kararını açıklamasıyla ‘ilk derece mahkemesi’ aşaması sonuçlanmış oldu. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi aldığı kararla olayın örgütlü bir eylem değil, basit bir cinayet olduğuna hükmederek soruşturmaya son noktayı koydu.


                Davanın mahkeme safahatı sonuçlansa da, millettin vicdanında olay asla kapanmış değildir. Cinayet öncesinde yaşanan bir takım olaylar eylemin örgüt işi olduğunu açık bir şekilde ihsas etmektedir. Olay öncesi, psikolojik harekât planı çerçevesinde; “Dinin elden gittiği, her tarafı misyonerlerin kapladığı, ülke topraklarının yabancılara peşkeş çekildiği, binlerce gencin Hıristiyanlaştırıldığı, İsrail’in güneydoğuda alınmadık tek metrekare toprak bırakmadığı” gibi ulusalcı söylemlerle gayrimüslimler aleyhine ağır bir hava oluşturularak provokatif bir ortamın oluşmasına zemin hazırlanmıştı.


                Görüldüğü gibi ortada örgütsel bağlantıyı gösterecek bir sürü emare varken, tüm bunları görmezden gelerek, olayı adi bir cinayet gibi göstermek gerçeklerle ne derece bağdaşır? Sorgulamak gerekir.


                Soruşturmayı yürüten mahkeme başkanı bile sonuçtan kendisinin de tatmin olmadığını söylerken, duruşma savcısı yaptığı açıklamada, “ Olayda örgüt de, fazlasıyla delil de var.” diyerek kararın vicdanları tatmin etmediğine parmak basma gereği duymuştur.


                Altında imzası olduğu halde mahkeme başkanı dahi karardan tatmin olmuyorsa, sokaktaki vatandaşın bu durumu içine sindirmesi nasıl beklenebilir? Söz konusu karar hiç kimseyi tatmin etmediği gibi milletin vicdanında da asla makes bulmamıştır.


                Mahkeme Başkanı bile örgütün varlığına inanırken ‘ortaya çıkarılmamasının’ nedeni ne olabilir acaba? Soruşturma için süre az mı geldi? Beş yıl hiç de kısa bir süre değil. Davanın bu şekilde sonuçlanması yargının zayıflığından mı yoksa örgütün gücünden mi kaynaklandı? Örgüt çok mu derinlere saklandı? Yeni Türkiye’de o derinlere de ulaşılıyor artık. Mahkeme, davanın derinleşmesi için daha fazla çaba gösterebilirdi.


                Mahkeme Başkanı, yeteri kadar delil olmadığı mazeretinin arkasına sığınarak kendini savunmaya çalışmaktadır. Oysa olayla ilgili delil bulmak çok da zor değildir. Derin devlet yapımı; ‘Danıştay Saldırısı, Zirve Yayınevi Katliamı, Rahip Santoro cinayeti’ olaylarını yan yana getirip birleştirince anılan olayla bağlantıları kendiliğinden ortaya çıkacaktı. Ayrıca Ergenekon Davasında tutuklu bulunan başta Veli Küçük olmak üzere bazı sanıkların ifadelerine başvurulması halinde olayın Ergenekon’un Trabzon yapılanmasının işi olduğu rahatlıkla görülebilirdi


                Mahkemenin açıkladığı şekilde bir sonuç beklenmediği için söz konusu kararın meydana getirdiği hayal kırıklığı da çok büyük oldu. Karar, toplumun her kesiminde tam bir şok etkisi uyandırdı.


                Mahkeme kararı, Başbakan’dan Cumhurbaşkanı’na kadar devlet erkânının da içine sinmiş değildir. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül yaptığı açıklamada, “Kararın kimseyi tatmin etmediğini biliyorum; fakat süreç henüz bitmedi.” diyerek, düzeltme umudunu taşıdığını deklare etmiş oldu.   


                Yerel mahkemeden umut kırıcı karar çıksa da, yargılamanın temyiz süreci henüz tükenmediğinden, büsbütün umutsuz olmak gerekmiyor. Kararın Yargıtay’a takılması herkesin en büyük temennisi. Yargıtay’ın kararı bozması için yeteri kadar neden var. En başta yerel mahkemenin vermiş olduğu çelişkili karar bunun için yeter de artar.

                Umarım verilen hatalı karar Yargıtay’ca düzeltilir ve bu yolla vicdanlar tatmin edilmiş olur. Bu dava böyle bitmeyecek diyenler haklı… Bitmemeli de. Sokaktaki insanın gördüğünü Yargıtay da görmeli.
    2012-01-25 Bu yazı  453  kez okundu
    YORUMLAR
    Son Yazıları:

    Zirvelere Sürünerek Değil Uçarak Çıkmak
    Dağ Fare Doğurdu
    Sistemin Safra Atması-2
    Sistemin Safra Atması-1
    Geceyarısı Operasyonu
    Fransa Ne Yapmaya Çalışıyor?
    Ayağına Kurşun Sıkmak
    Şike Yasasına Geçit Yok!
    Özür Dilemek
    Tekebbür ve Tevazu
    YORUMLAR
    Sincik’te Soğuk ve Kar Esareti
    Sincik İlçesinde aşırı soğuklar vatandaşları evlerinde esir aldı.
    Kahta’da Kapalı Yöntemle Apandisit Ameliyatı Yapıldı
    Adıyaman’ın Kahta İlçesinde ilk defa kapalı yöntemle bir apandisit ameliyatı gerçekleştirildi.
    HAVA DURUMU
    Saat Hava Durumu Sıcaklık °C
    11:00 Gökyüzü bulutlu 4 oC
    14:00 Gökyüzü bulutlu 6 oC
    17:00 Gökyüzü bulutlu 3 oC
    20:00 Gökyüzü bulutlu 2 oC
    KRALOYUN02.COM
    GÜNLÜK GAZETELER
    Burçlar - Burç oku - Fal Günlük yorumlar
    Günlük Burç Yorumları
    | iletisim |   3 Boyutlu Nemrut | Son Depremler | Google | Youtube
    Webmaster: (0530 528 9662) Rss Feed Haber Akışı...