MİSAFİR YAZARLAR
Ahmet Altan
Dindarlar ve Kürtler
Haci Bozkurt
Hesap Sorulsaydı.
Ziya Aktaş
Hakikatın Yerini Hevâ ve Hevesin Alması
Nevin Duyar
ALLAH’IN YARDIMI İNANLAR ÜZERİNDEDİR
SON VİDEOLAR
  • Eco - Kolbastı Kürtçe
  • Turan Şengül - Nızanım
  • Heme Heci - Gulamın
  • Turan Şengül Martı
  • Nurettin Rençber - Karagül
  • Nurettin Rençber - Yalan
  • Ahmet Kaya - Cenaze Töreni
  • Kahtalı Mıcı-Siz Gidin Biz Gelog
  • Deniz Toprak - Hazan Nedir
  • Doğa İçin Çal 2 - Uzun ince bir yoldayım
  • Nurettin Rençber - İçimdeki Ateş
  • Kahtalı İbo - Mışko
  • YENİ PROGRAMLAR
  • Mutlu Şef
  • Opencart Desktop Manager v2.2
  • Kingsoft Office Suite Free 2012
  • Rexasoft Emlak Ofis Programı 1
  • VirtualBox 4.1.16-78094
  • Nvidia GeForce Driver XP 301.42
  • Reporth 1.5.0.2
  • Eraser 6.0.10
  • Eraser 6.0,10
  • GrieeX Film Arşiv Programı 2.2.3
  • E-RANDEVU
    Yazara Ait Tüm Yazılar
      Ziya Aktaş

              inanilyas@hotmail.com
             ZİRVELERE SÜRÜNEREK DEĞİL UÇARAK ÇIKMAK

    ZİRVELERE SÜRÜNEREK DEĞİL UÇARAK ÇIKMAK


     


                Toplumsal organizasyonlar da tıpkı canlı varlıklar gibidir. Nasıl ki, canlı varlıklarda değişik fonksiyonlar ifa eden organlar olmakla birlikte canlıları asıl yönlendiren ve rotasını çizen kafa ve beyinse, toplumsal organizasyonlarda da hiyerarşik bir yönetim kademesi olup toplumu yönlendiren ve yol gösteren piramidin en üstünde yer alan liderlerdir. Liderler adeta toplumun beyni mesabesindedirler.


                Toplumu yönetmeye veya çeşitli mevki ve makamlara talip olanlar değişik yöntemlere başvurarak, mevcut kurum ve kuruluşlardaki konumlarını bir şekilde elde etmişlerdir. Belli mevki ve makamlara gelme şekline baktığımızda; kimisi bileğinin hakkı ve yeteneği ile, yani o yoldaki tüm engelleri bir bir aşarak gelirken, kimisi de yeteneği elvermediği ve hakkı olmadığı halde rüşvet, torpil veya çeşitli entrika ve desiselerle söz konusu mevki ve makamlara bir şekilde kapağı atmışlardır.


                Ehil ve halkın iradesini yansıtan idareciler tarafından yönetilen toplumlar her alanda büyük atılımlar gerçekleştirirken,  halka dayanmayıp, değişik yöntemlerle yönetim mevkiini ele geçirmiş despot yöneticiler tarafından yönetilen toplumlarsa tarihin gidişatını geriden izlemek durumda kalmışlardır.


                Toplumları yozlaştıran, bir virüs gibi içini kemirerek çürümesine yol açan ve bunların yıkılışını hızlandıran en önemli etken, ehil olmayan kişilerin yönetim kademesinde yer almış olmalarıdır. Yani hak etmedikleri halde, böyle kişilerin gerek en üst basamak olan ülke yönetimi ile ilgili makamlarda gerekse daha alt basamaklardaki çeşitli kurum ve kuruluşlarda yönetimi ele geçirmiş olmaları toplumların geri kalmasının en önemli nedenidir.


                Bu şekilde yönetim mevkiinde bulunanlar bileğinin hakkı ve yetenekleri ile söz konusu makamlara gelmediklerinden, verimli bir yönetimin gereği olan performans ve etkinliği göstermeleri zaten mümkün değildir. Dolayısıyla bu şekilde donanımsız kişilerin direksiyonda olduğu toplumsal organizasyon veya devletlerin hak etikleri ilerleme ve gelişme seviyesini yakalamaları uzak bir ihtimaldir. Çünkü bu kişilerin arabayı sağ salim menzile ulaştırmaları çok zordur. Araba yolda kaza yaparak ya devrilecek ya da şarampole yuvarlanacaktır. Böylece arabanın içindeki yolcuların bir kısmı yaralanırken bir kısmı da hayatını kaybedecektir. Kısacası bu tür toplumların, gerek sosyal gerekse ekonomik alanda hayal edilen atılımları gerçekleştirmeleri imkânsızdır.


                Peygamberimiz(SAS)’in, “İşi ehline veriniz” kutsi hadisi bu durumu en iyi şekilde özetlemektedir. En küçüğünden (vakıf. dernek, STK)’dan tutun da en büyüğü olan devlete kadar tüm toplumsal örgütlenmelerde bu kural geçerlidir. Hiçbir toplumsal organizasyon bundan istisna değildir. 


                Ehil olmayan kişilerin yönetimde olmaları nedeniyle her sahada geri kalan ülkelerin dünya devletler muvazenesinde bir ağırlıkları olmadığı gibi, uluslar arası münasebetlerde ve diplomaside de ilişkileri tayin edici ve gündemi belirleyici bir konumun çok uzağına düşmeleri kaçınılmazdır.


                Bu duruma en iyi örnek, dikta yönetimlerinin hüküm sürdüğü Orta-Doğu ülkeleri ile bir kısım Afrika ülkeleri gösterilebilir. Bu ülkelerde yönetimi elinde bulunduran diktatörler ya bir askeri darbe ile ya da babadan oğla geçmek suretiyle iktidarı gasp etmişlerdir. Bu nedenle söz konusu ülkelerdeki toplumsal katmanlar arasında korkunç sayılacak derecede gelir dengesizliği ve adaletsizliği olup, bu ülkelerle ilgili hiçbir zaman istikrar ve sükûndan bahsedilemez.


                Anılan ülkeler dışa bağımlı olup hazıra alıştıklarından, yönetici konumunda olan kişiler ülkenin sanayileşmesi ve ülkede üretimin artması konusunda hiçbir çabanın içine girme gereği duymazlar.  Dolayısıyla bu ülkeler her yönden geri kalmış ve dış güçlerin kuklası pozisyonuna itilmişlerdir.


                Yıllarca bu uğursuz düzene sessiz ve seyirci kalan halklar, nihayet uyanmaya başlamış, zorba ve dikta yönetimlere başkaldırmışlardır. Halkın direnci karşısında kimi ülkede yönetim pes ederken, kimisinde de koltuk mücadelesi hâlâ olanca hızı ile sürmektedir. Bu ayak direten diktatörlerin sonunun da yakın olduğunu tahmin etmek zor değildir. Çünkü halkın gücü karşısında hiçbir direncin sürgit devam etmesi mümkün değildir.


                Sonuç olarak denilebilir ki;  kendi yeteneği ve alın teri ile değil de, türlü oyunlarla iş başına gelen kişiler tarafından yönetilen, gerek en büyük tüzel kişilik olan devlet gerekse daha küçük çaplı organizasyonlar olan kurum ve kuruluşlar kendilerinden beklenen fonksiyonları yerine getiremez ve toplumu arzu edilen gelişme seviyesine çıkaramazlar.

                İşte bu kısır döngünün kırılması için, hak etmeyen kişilerin belli makamlara gelmelerine yol veren yozlaşmış sistemin gözden geçirilerek, bu ehliyetsiz kişilerin önünün kesilecek şekilde yeniden revize edilmesi gerekmektedir. Aksi halde bu gibi basiretsiz kişilerin yönetim makamlarında olduğu devlet ve kurumların yıkılıp tarih sahnesinden çekilmeleri kaçınılmaz ve mukadderdir.
    2012-02-09
    1322  kez okundu
    YORUMLAR
    Son Yazıları:

    Hakikatın Yerini Hevâ ve Hevesin Alması
    Sahabenin Fazileti
    Devletin Kürt Politikası ve Asimilasyon(2)
    Fahreddin Aktaş Hakk'a Yürüdü
    Devletin Kürt Politikası ve Asimilasyon(1)
    Zirvelere Sürünerek Değil Uçarak Çıkmak
    Dağ Fare Doğurdu
    Sistemin Safra Atması-2
    Sistemin Safra Atması-1
    Geceyarısı Operasyonu
    YORUMLAR
    Haklarımız İçin İş Bırakıyoruz
    Kısa adı Eğitimiş olan Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası Adıyaman Temsilciliği hükümetin sendikala taleplerini ciddiye almadığını ileri sürerek b
    Kahta Eğitim-Bir- Sen: HÜKÜMETİN TEKLİFİ ALANLARA DAVETTİR
    Eğitim-Bir-Sen Kahta Şubesi Hükümetin teklifini değerlendirerek, hükümetin memurları alanlara davet ettiğini bir Basın Bildirisi ile duyurdu.
    HAVA DURUMU
    Saat Hava Durumu Sıcaklık °C
    20:00 Yağış ihtimali 21 oC
    23:00 Yağış ihtimali 18 oC
    02:00 Az bulutlu 16 oC
    05:00 Gökyüzü parçalı bulutlu 15 oC
    KRALOYUN02.COM
    GÜNLÜK GAZETELER
    Burçlar - Burç oku - Fal Günlük yorumlar
    Günlük Burç Yorumları
    | iletisim |   3 Boyutlu Nemrut | Son Depremler | Google | Youtube
    Webmaster: (0530 528 9662) Rss Feed Haber Akışı...