Kahta’da Atatürk Barajı denilince hemen aklımıza boğulma ve ölüm gelir.20 yıla yakındır nice gencimizi barajın derin sularında kaybettik.
Ölüm Sezonu Başladı.
Kahta’da Atatürk Barajı denilince hemen aklımıza boğulma ve ölüm gelir.20 yıla yakındır nice gencimizi barajın derin sularında kaybettik.Barajın hiçbir nimetinden bir kuruşluk fayda sağlamadık.
Ölüm Sezonu Başladı.
Kahta Atatürk Baraj sahilinde yılın ilk kurbanını verdik.Baraja serinlemek için giren 16 yaşındaki İmam-Hatip Lisesi öğrencisi Halil Fırat, yüzme bilmediğinden serinlemek için girdiği suda boğuldu.
İbrahim Halil ilk kurban değildi. Sadece sezonun ilk kurbanıydı.
Zavallı annesinin “Halil okuyup öğretmen olacaktı” çığlıkları kulakları inletiyordu.
Yürekleri dağlıyordu.
Kahta’da her yıl yaz mevsiminde çok sayıda boğulma olayları meydana geliyor. Çok büyük acılar yaşanıyor. Bu acıların bir daha yaşanmasını istemiyoruz. Sezonun İkinci kurbanını vermeden bazı tedbirler almalıyız.
Kahta Kaymakamlığı, Kahta Belediyesi, ilgili kurum ve kuruluşların acilen yeni tedbirler almalıdır.
İlk başta Baraj sahilinde yüzmek kesinlikle yasaklanmalıdır.
Bu yasaklamaya rağmen de çeşitli önlemler alınması da ihmal edilmemelidir.
Baraj sahilinde cankurtaran bulundurulmalıdır.
Çekme halatları bulundurulmalıdır.
Can simitleri bulundurulmalıdır.
Birkaç koruyucu duba bulundurulmalıdır.
Yaz sezonu boyunca Belediye Başkanlığı’nca boğulmalara karşı sık sık uyarıcı anonslar yapılmalıdır.
Mahalli gazete ve radyolarda boğulmalara karşı halkın bilinçlendirilmesi ve uyarılmasına yönelik yayınlar yapılmalıdır.
Mutlaka Gümüş cankurtaran görevlendirilmelidir.
Milli Eğitim Müdürlüğünce bilgilendirici faaliyetler yapılmalıdır.
Deniz Polisi görevlendirilmelidir.
Okullar tatile girmeden öğrenciler boğulmalara karşı uyarılmalıdır.Bu konuda broşürler bastırıp dağıtılmalıdır.
Yapılacak bir çalışma sonucu Baraj kenarında uygun bir iki yere yüzülecek küçük plajlar oluşturulmalıdır.
Bu konuda GAP İdaresi harekete geçirilmelidir.
GAP İdaresinin Kahta’ya vefa borcunun ödemesi gerektiği hatırlatılmalıdır.
Buradan GAP İdaresine sesleniyorum.
Sulu tarla ve bahçelerimizi aldınız.
Ekmeğimizi böldünüz.
Bunca gençlerimizin derin sularda boğulmasına vesile oldunuz.
Peki GAP olarak bu memlekete ne verdiniz ?
Hiçbir şey vermediniz.
Sahil boyunca gölgesinde serinleyecek bir ağaç bile dikmediniz.
Sadece anaların yüreklerini dağladınız.
Gencecik bedenlerimizi derin sularınızla boğdunuz.
Allah bu acıyı düşmanınıza dahi göstermesin.
Hiçbir önlem almaya gerek bile duymadınız.
Kimsenin ahı kimseye kalmaz
Bu duyarsızlığınıza sadece “Yazıklar olsun” diyorum
|